AĞLASUN BELDE

Adını 5 Km. kuzeyde Akdağ’ın eteklerine kurulan Sagalassos-Antik Pisidia şehrinden alan Ağlasun 1958 yılında ilçe olmuştur.Türkler bu bölgeye gelip yerleştikten sonra Sagalassos Harabelerine Bodrum ismini vermiştir. 1286/1869 Konya Salnamesine göre Maincirli Ağlasun nahiyesi olarak ilçemizin kaydı bulunmaktadır. Bu salnameye göre ilçemiz 22 mahalle ve köy olarak 3412 nüfusa sahiptir. Şu anda ise 1 kasaba, 8 köy ve 5 mahalleden oluşmaktadır. İlçemiz tabiat ve tarihi güzellikleri bakımından takdire şayan bir durumda olup, özellikle yaz turizmi canlanmaya başlamıştır. AĞLASUN ADININ MENŞEİ :İlçemizin adının nereden geldiğine dair iki rivayet vardır. Birinci rivayete göre,Sagalassos Şehri yıkıldıktan sonra bu bölgeye güneyden gelen Yörük aşiretleri kasabanın bulunduğu yere aralıklı olarak oba oba yerleşmişler aradan yıllar geçtikçe,insanlar çoğaldıkça yeni evler kurarak geniş bir sahayı kaplayarak bir yerleşim birimi oluşturmuşlar ve adını Sagalassos’dan esinlenerek Ağlasus-Ala su ve sonunda da Ağlasun denmiştir.

İkinci rivayete göre ise; Büyük İskender Sagalassos Şehrini almak için şehre üç,dört kez saldırmış fakat kenti bir türlü hakimiyeti altına alamamıştır. Fakat son saldırısını bugün yıkıntıları bulunan Hamamın yan tarafında bulunan(alttaki resim) tepeden yaparak kanlı çatışmalar sonucunda şehri ele geçirmiştir.

Bu tepenin adı daha sonra İskender Tepesi olarak kalmıştır. Büyük İskender’in bu seferini Annesi sürekli olarak izlemekte ve bilgi almaktadır. Büyük İskender’in Annesi bu bölgeden gelen habercilere”İskender Sagalassos’u aldı mı?”diye sorar. Onlarda “Büyük Komutanımız İskender Sagalassos’u aldı. Fakat savaş sırasında en sevdiği cesur komutanlarını kaybettiğinden ağlamaktadır”derler. Bunun üzerine annesi “Oğlum Sagalassos’u aldıysa bırakın ağlarsa ağlasın “der. Bunun üzerine İlçemizin ismi Ağlarsın-Ağlasın-Ağlasun şeklinde kaldığı söylenir.

AĞLASUN’DA TARİHİ ULU ÇINAR :İlçemiz Cumhuriyet Meydanında sanki Ağlasun’un tarihi benim ve benden sorulur dericesine heybetli bir şekilde duran Tarihi Ulu Çınar,Kültür Bakanlığı Eski Eserler ve anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığınca gönderilen İnceleme Heyeti gerekli inceleme ve araştırmaları yaparak ağaç ile ilgili aşağıdaki raporu hazırlamışlardır.”Burdur İli

Ağlasun İlçesi Cumhuriyet Meydanında bulunan Çınar Ağacı takriben 1000 yaşında ve 3.30 metre çaplı olduğu “ belirlenmiştir.

Bu rapor üzerine Kültür Bakanlığı Gayri Menkul Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı komisyonu 14.05.1976 yılında Ankara’da H. Kemali SÖYLEMEZOĞLU Başkanlığında toplanarak İlçemizde bulunan Çınar

Ağacını “Anıt Ağaç” olarak tescil edilmesine karar vermiştir.Özellikle yazın ilçemizi ziyaret eden yerli ve yabancı turistler büyük ilgi gösterdiği,yanında mutlaka bir hatıra fotoğrafı çektirdiği veya kameraya aldırdığı tarihi ulu çınar Ağlasun halkının da göz bebeği durumunda olup bütün heybeti ile yıllara meydan okuyup,”Ağlasun’un geçmişini öğrenmek isterseniz benim dallarımın altına oturun ve çıkardığım fısıltıları dinleyin ve benimle sohbet edin”demektedir.

1996 yılında Çınarın etrafı Ağlasun Belediyesince etrafı çimlendirilerek gövde kısmını demir parmaklıklarla çevirerek hem çınarın gövde ve köklerini koruma altına almış hem de gelen yerli ve yabancı turistlere Tarihi Ulu Çınar’ın altında oturmalarını sağlamıştır.

COĞRAFİ YAPISI VE ULAŞIM DURUMU :Ağlasun Akdeniz Bölgesi’nin Göller yöresindeki Batı Torosların iç kısımları üzerinde bulunan 2276 metre yüksekliğindeki Akdağ’ın güney yamaçlarına kurulmuştur. Burdur İlinin güney doğusunda olup denizden yüksekliği(Rakımı)

1050 metredir. İlçemizin kuzey ve kuzey doğusunda Isparta İli, Güneyinde Bucak İlçesi bulunmaktadır.

İlçemiz 30 derece 2dakika doğu meridyeni,36 ve 37 kuzey paralel dereceleri üzerinde bulunmakta ve yüzölçümü 576 metre karedir.

İlçemiz arazileri dağınık ve engebeli olup, ekilebilir arazisi çok azdır.

İlçemizin kuzeyinde Akdağ, güneyinde alçak ve yeni ağaçlandırılmış tepeler ve Peçenek Geçiti, doğusunda Dere boğazı, batısında ise Yaylacık Dağı ve Çatak Beli bulunmaktadır.

İlçemizin ortasından Tuzlu çay isimli bir dere akmakta,bu çay boyunca bitek topraklara sahip “U”şeklinde bir ovası bulunmaktadır.Tuzluçay İlçemizin çeşitli yerlerinden çıkan Gürleyik, Bey Pınarı, Gök Pınar, Susaklı ve Kirazlı Çayı gibi su kaynakları ile birleşerek kışın Isparta İlinden gelen Doğan dere Çayı ile birleşerek Aksu Nehrine karışır. Yazın ise önüne D.S.İ tarafından yapılan Göl yeri göletinde toplanarak sulama suyu olarak kullanılmaktadır. Tuzlu Çay önceleri dört adet su değirmenine enerji kaynağı olurken şimdi bir adet su değirmeni çalışmaktadır.

İlçemiz tabiat ve tarihi güzellikler bakımından Burdur İlinin en güzel İlçelerinden birisi durumundadır. Sık ve bol ağaçlı yeşillikler içerisinde,temiz ve bol oksijenli havası,temiz ve soğuk suları ile özellikle yaz turizmi için biçilmiş bir kaftan durumunda olup,yazın Antalya İlimizden gelen yerli turistlerin akınına uğramaktadır.

ULAŞIM DURUMU :İlçemize ulaşım sadece karayolu ile sağlanmaktadır. Daha önceleri Isparta Antalya transit yolu ilçemizden geçmekteydi. Fakat 1996 yılında Isparta-Antalya karayolu dere boğazı mevkiinde yeni yol tamamlanarak transit yol oraya kaydırılmıştır. Eski yol yinede (İlçemizden geçen yol) eskisi kadar olmasa da araçlar tarafından yine de kullanılmaktadır. Bu yol yaz kış her zaman trafiğe açık bulundurulmaktadır.

İlçemiz Isparta İline 43 km.,Antalya İline 105 Km. ve İlimiz Burdur’a ise 31 Km.lik karayolu ile bağlı olup yollar asfalt kaplıdır.

İlçemizin kasaba ve köylerine asfalt yollarla ulaşım sağlanmakta,İlçe merkezine uzaklıkları şöyledir:

KÖY VEYA KASABANIN ADI İLÇE MERKEZİNE UZAKLIĞI

Yeşilbaşköy Kasabası 5 Km.

Kibrit Köyü 7 Km.

Çanaklı Köyü 16 Km.

Hisarköy 20 Km.

Yumrutaş Köyü 23 Km.

A.Yumrutaş Köyü 25 Km.

Çamlıdere Köyü 15 Km.

Dereköy 7 Km.

Yazır Köyü 5 Km.

İlçemizden her gün 8.00’de Isparta ve Burdur İline Belediye otobüsleri sefer yapmakta, ayrıca yeni kurulan Minibüsçüler Derneğinin vasıtaları her gün saat başı Isparta İline sefer yapmakta, haftanın Cumartesi günü ise Antalya’ya sefer düzenlemektedir.

BELDE TURİZMİ

Sagalassos antik kenti; Burdur ilinin Ağlasun ilçesi sınırlarında, ilçeye 7 km uzaklıkta, Batı Toros dağlarının kollarından biri olan Akdağ üzerinde, 1450-1700 m yükseklikte yer alır. Sagalassos’taki ilk yerleşim izleri MÖ 3000’e dayanır. Sagalassos’un tarih sahnesine çıkışı, MÖ 334’te Büyük İskender’in kenti kendi topraklarına katmak istemesiyle gerçekleşir. Yapılan savaşın ardından kent daha fazla dayanamaz ve İskender’in hakimiyeti altına girer. Helenistik dönem boyunca (MÖ 333-25) Pisidia bölgesinin en önemli ikinci kenti olan Sagalassos, MÖ 25’te Roma İmparatorluğunun egemenliği altına girer. Kent MS 6.ve 7. yüzyıllarda iki önemli deprem yaşar. Bu depremler sonucunda kentte büyük hasar meydana gelir; hatta su kaynakları kapanır. Kentin üzeri erozyon sonucu toprakla örtülür ve halk kenti terk etmek zorunda kalır. Sagalassos 18.yüzyılda Fransız gezgin Paul Lucas tarafından fark edilene kadar derin bir uykuya dalar.

Kent, 1824’te İngiliz papaz Francis Arundell tarafından gerçek anlamda tespit edilir. Arundell, kentin Batı Torosların en önemli antik kentlerinden Sagalassos olduğuna işaret eder. 1980’lerde İngiliz araştırmacılar, Stephen Mitchell önderliğinde bölgeye giderler. 1986 yılındaki araştırmalara katılan Belçikalı arkeolog Marc Waelkens ise Sagalassos’u yüzlerce yıllık uykusundan uyandıran bilim insanı olur.

Prof. Dr. Marc Waelkens, İngiliz Prof. Dr. Stefan Mitchell’le birlikte Sagalassos’a yüzey araştırmasına geldiğinde, hayalindeki kazı yerini bulduğuna karar verip gerekli izinleri alır. Bağlı bulunduğu Belçika-Leuven Katolik Üniversitesi kendisine gereken maddi ve teknik desteği sağlar. Böylece 1990 yılında Sagalassos antik kenti kazıları üniversite adına başlar. Birçok ülkeden değişik mesleklerden uzmanları içeren bilimsel bir heyet, on yıl içinde Sagalassos antik kentinin büyük bölümünü ortaya çıkarıp bazı yapıları ayağa kaldırmayı başarır. Kazılar sırasında, Dor Tapınağı (MÖ 1. yüzyıl), Geç Helenistik Çeşme (MÖ 1. yüzyıl), Neon Kütüphanesi (MS 2. yüzyıl), iki yüz kişilik Meclis Binası (Bouleuterion MÖ 125-100), yukarı ve aşağı agoralar (MÖ 2. yüzyıl), Augustus dönemine ait Büyük İskender’e atfedildiği sanılan kahramanlık anıtı Heroon (MS 14), Apollon Klarios Tapınağı (MS 0-20), Antinius Pius Tapınağı (MS 120-140), Antoninler Çeşmesi (MS 161-180), Roma Hamamı (MS 2. yüzyıl), dokuz bin kişi kapasiteli dünyanın deniz seviyesinden en yüksek rakımlı tiyatrosu (MS 2. yüzyıl) ve kırk kişilik halk tuvaleti gibi kentin önemli yapıları ortaya çıkarılır. Ayrıca Geç Helenistik Çeşmenin kapanan su havzasının akması sağlanarak, yapıya yeniden çeşme işlevi kazandırılır. Böylelikle ülkemizde ilk kez antik bir yapı, tekrar kullanılabilir hale gelmiştir.

Yaşanılan dönemde Sagalassos’un en önemli merkezi olan Yukarı Agora’nın kuzeyinde, görünümü adeta bir tiyatro sahnesi cephesine benzeyen görkemli Antoninler Çeşmesi yer alır. Çeşmenin kazıları sırasında ele geçen 2.65 ve 2.45 m boyutlarındaki Tanrı Dionysos’a ait iki muhteşem heykel ve kent ileri gelenlerine ait çeşitli büyüklükteki heykeller, Burdur Müzesi’nde görülebilir. Sagalassos antik kenti sahip olduğu tarihi kalıntılar sebebiyle 2009 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine aday olmuştur.

Ziyaretçilerini bekleyen Sagalassos, Antalya’ya 110 km, Burdur ve Isparta’ya ise 30 km uzaklıktadır. Kent 07.30 – 18.00 (yaz 19.00) saatleri arasında ziyaret edilebilir. Kentin ziyaretinde müze kart kullanılabilir.

KAYNAK :http://www.aglasun.bel.tr/History.aspx